Etni-Ka Pangea Albüm Kapğı

1. Ay Laçin (Azerbaycan)

2. Kartuli Popuri (Gürcü Potpurisi / Gürcistan)

3. a) Zerreden Deryaya

b) Sureyya (Azerbaycan)

4. Karadeniz Rapsodisi

5. Omorfi Thesselanoki (Güzel Selanik / Yunanistan)

6. Patuvanje (Makedonya)

7. İkiparmak Zeybeği

8. İlkbahar

9. a) Fadik (U.H.)

b) Abum Abum Gız Abum (Tokat)

c) Eve Dönüş

10. Gankino Horo (Bulgaristan)

11. Macar Dansı (Geleneksel Yahudi Ezgisi)

PANGEA

İnsanlar her zaman geçmişlerine karşı büyük bir merak beslemişlerdir. Bu merak onları, geçmişin içine kadim zamanlara sürüklemiş ve mitolojik öyküler içinde serüvenlere vesile olmuştur. İnsanlığın geçmiş serüvenlerinde ve bu gün hala onlarla beraber yaşayan en önemli öge müziktir. Mezmur’lardan, ilahiler’e, ağıtlar’dan, oyun havaları’na kadar her tür müziğin içinde insanlığın en derin evrelerinin gizemini bulmak mümkündür.

Müzik bize insanlık kadar eski zamanlardan sesleniyor.

Yaradılıştan önceki zamanların açıklandığı en saf kelime: Kaos. Başlangıçta “kaos” vardı. Tüm zamanların en dinamik kavramı. Kaos bizi tarihin derinliklerinde bir kültüre, Babil’e götürür. Babil’in anlamlarından biri de kargaşadır. Kargaşa ve kaos iki kardeş kavram. Her ikisinde de düzenin altyapısı görülür. Kaos olmadan düzen olmaz. Babil adını meşhur asma bahçelerle tarihe perçinlemekle kalmamış, aynı zamanda dillerin meydana geliş efsanesi ile de ilgi odağı olmuştur. Tüm dillerin babillilere verilen bir ceza sonucu oluştuğunu unutmamak gerekir. Yeryüzünün tek dilli olduğu dönem babilliler yüzünden sona ermiştir.

Kaosun doğurduğu düzen sonunda yeryüzüne insanların yaşayabileceği ortamı getirdi. Ve ortaya Pangea çıktı. Tüm kıtaların sular içinde tek parça olma durumu. Tıpkı “vahdet-i vücud”,  yani mutlak birliğin olma hali. Kısacası “bir” olma hali.

Kaos ve Etni-ka arasındaki bağlantı, kelimenin içinde gizli. Etnoloji ve kaostan gelen iki ek; “Etni-ka”nın alt yapısını oluşturdu.

Etnoloji (budunbilim) aslında etnik’e değil, kültüre gönderme yapar. Kültür her şeyi kapsayandır. Sanat kültürün içindedir. Müzik de sanatın, dolayısıyla kültürün alanında yer alır. Etni-ka’daki “etnik” kelimesi müzik kültürüne yönelik anlam ifade eder. “Ka” eki ise kaostan gelir. Kaos, var olan “düzen”sizliği günümüzde karmaşayı anlatır. Kaosta sığınak sanat, yani müziktir. Müzik kaostaki negatif enerjiyi yok etmekte en önemli sanat elemanıdır.

Etni-ka grubu, müzikal çalışmaları ile, bizleri gündelik yaşamın sıkıntılarından sıyırıp, farklı boyutlara götürebilecek potansiyeli taşıyor. Kaynağını aldıkları Anadolu Müzik Kültürü, çalışmalarının her düzeyinde kendini gösteriyor. Yapılan “beste”lerde üzerinde yaşadığımız zeybek, horon, karşılama, halay vd. müzikal kültürün nüveleri kodlanmış durumda. Çalgıların teknik icrası ve sanatçılarımızın senkronizasyonu, Etni-ka’nın geldiği aşamayı gösteriyor.

VURAL YILDIRIM